IRCDForum.COM - IRC ve mIRC dünyasının forumu!   Reklam Alanı


  IRCDForum.COM - IRC ve mIRC dünyasının forumu! IF - Genel ve Eğlence Kategorisi Genel Aile, Evlilik ve Çocuklar


Yeni Konu   Cevap Yaz

 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Ocak 2015, 20:42   #51
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 589
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 109
Standart Cevap: Gebelik Sorunlarının Tümü

GEBELİKTE KANAMA
Vajinal kanama sıklıkla gebeliğin ilk üç ayında görülür ve her zaman bir problem belirtisi olmayabilir. Ancak kanama gebeliğin 2.veya 3. üç ayında görüldüğünde sıklıkla olası bir komplikasyonun belirtisidir. Kanamanın birçok sebebi olabilir.

Kanama hakkında bilinmesi gereken bazı temel şeyler şunlardır;
Eğer kanamanız varsa ne kadar kanadığınızı ve kanama tipini belirlemek için ped kullanmalısınız.
Tampon veya benzeri aletleri kullanmamalısınız.
Kanama devam ederken cinsel ilişkide bulunmamalısınız.
Olası bir komplikasyonla ilgili diğer belirtileriniz varsa hemen doktorunuza başvurmalısınız.

GEBELİĞİN İLK YARISI

Düşük
Kanama düşük belirtisi olabilir ancak bunun hemen olacağı anlamına gelmez. Yapılan çalışmalarda kadınların % 20-40'nın erken gebeliklerinde çeşitli derecelerde kanama problemi geçirdiği tespit edilmiştir. Kanayan kadınların yaklaşık yarısında düşük gerçekleşmez. Tüm gebeliklerin % 15-20'si düşükle sonuçlanır ve bunların çoğu da ilk 12 hafta içinde görülür.

Düşük Belirtileri ;
Vajinal kanama
Kasıklarda kramp şeklinde ağrı
Pıhtılı parça düşürme
Düşüklerin çoğu önlenemez. Bu düşüklerin çoğu sağlıklı olmayan veya gelişmeyen gebeliklerin vücut tarafından sonlandırılmasıdır. Bir düşük yapmanız daha ilerde başka sağlıklı gebelik geçirmeyeceğiniz veya sizin sağlığınızın bozulacağı anlamına gelmez.

Ektopik (Dış) Gebelik
Gebelik materyalinin rahim dışı bir yerde yerleşmesiyle meydana gelen gebeliklerdir. Ektopik gebeliklerin çoğunluğu fallopion tüplere yerleşir. Ektopik gebelikler düşüklere göre daha az sıklıkta görülürler. Yaklaşık 60 gebelikte 1 görülürler.

Belirtileri ;
Kasıklarda kramp şeklinde ağrı ( genellikle adet sancısından daha kuvvetli )
Karın bölgesinde keskin bir ağrı
Vajinal kanama
Yüksek riskli kadınlar;
Tüplerde enfeksiyon geçirilmesi
Daha önce geçirilmiş ektopik gebelik
Daha önce geçirilmiş pelvik cerrahi

Molar Gebelik
Erken vajinal kanamanın nadir sebeplerindendir. Embriyo yerine anormal bir doku gelişmesi vardır. Aynı zamanda gestasyonel trofoblastik hastalık olarak adlandırılır.

Belirtileri ;
Vajinal kanama
Yüksek ßHCG seviyeleri
Fetal kalp hareketinin ve fetusun görülmemesi
Ultrasonda üzüm salkımı benzeri görüntü
Diğer Sık Görülen Sebepler
İmplantasyon Kanaması; gebeliğin oluştuğu günden 6-12 gün sonra görülen kanamadır. Her kadın çeşitli şekillerde implantasyon kanaması tecrübe edebilir. Bazısında leke şeklinde pembe kanama olurken bazısında hafif kanama birkaç gün sürebilir.
Üriner ve genital sistemin enfeksiyonları.
Cinsel ilişki sonrası bazı kadınlarda kanama olabilir. Çünkü rahim ağzı oldukça hassas ve kanlı bir doku haline gelir. Doktorunuzu görene kadar cinsel ilişkiyi kesmeniz gerekir. Normalde cinsel ilişki düşüğe neden olmaz.

GEBELİĞİN İKİNCİ YARISI
Minör kanamaların çoğu rahim ağzındaki büyümeye veya enfeksiyonlara bağlıdır. Uzayan kanamalar ise anne yada bebeğin hayatını tehdit edebilir. Özellikle ikinci veya üçüncü trimester kanamalarda hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Plasental Ayrılma ( Ablasyon - Dekolman )
Doğum sırasında veya öncesinde plasentanın rahim duvarına yapıştığı yerden erken ayrılması sırasında görülen kanamadır. Gebe kadınların sadece %1'inde bu problem görülür ve sıklıkla gebeliğin son 12 haftasında görülür. Anne ve bebek hayatını tehdit edebilen önemli bir durumdur.

Belirtileri ;
Kanama
Karında ağrı, sertleşme
Yüksek risk altındaki kadınlar ;
35 yaş ve üstü
Daha önce geçirilmiş dekolman
Yüksek tansiyon
Multiparlar ( daha önce 2-3 doğumu olanlar )
Karın bölgesinde travma
Orak hücreli anemi
Kokain kullanımı

Plasenta Previa
Plasentanın rahim ağzını parsiyel veya tam olarak örtmesi yani önde gelmesi demektir. Bu durum ciddidir ve acil bakım gerektirir. 200 gebelikte 1 görülür. Kanama genellikle ağrısızdır. Kanama miktarı çok fazla olabilir.

Yüksek risk altındaki kadınlar ;
Daha önceden doğum yapmış olanlar
Daha önceden sezaryen doğum
Rahim ile ilgili diğer cerrahi girişimler
Çoğul gebelikler

Preterm Eylem ( erken doğum tehditi )
Vajinal kanama doğum eyleminin başladığının belirtisi olabilir. Doğumdan önceki birkaç hafta içinde nişan dediğimiz mukus plağı atılabilir, beraberinde az miktarda kan bulunabilir. Eğer bu durum 37 haftadan önce görülürse erken eylem belirtisi olabilir. Bu durumda acilen doktorunuza başvurmanız gerekir.

Belirtileri;
Vajinal akıntı ( sulu, mukuslu veya kanlı )
Pelvik veya alt karın bölgesinde baskı
Hafif sırt-bel ağrısı
İshalle birlikte olan / olmayan mide krampları
Uterusta gerilmeler veya düzenli kasılmalar.
************************************************** ****
ÜÇÜNCÜ TRİMESTER KANAMALARI
Gebeliğin üçüncü üç ayı olan 7, 8 ve 9. aylarda meydana gelen kanamalara verilen toplu isimdir. Bunların arasında anne ve bebek açısından en çok önem taşıyan üç konuya değinilecektir. Plasentanın erken ayrılması anlamına gelen Plasenta dekolmanı, Plasentanın önde gelmesi anlamına gelen Plasenta previa ve Plasentanın yapışma anomalilerinden en sık görüleni Plasenta akreata. Bu üç konunun her biri; erken tanınır ve zamanında müdahale edilirse hayat kurtarıcı olabilir.

PLASENTA DEKOLMANI ( Ayrılması )
Plasentanın rahim içinde yapıştığı yerden erken ayrılmasıdır. Bu durum sıklıkla üçüncü trimesterde görülür. Fakat nadiren 20.hafta gebelikten sonrada görülebilir. Tüm gebelerin sadece % 1'inde görülebilir. Ayrılmanın derece ve tipine bağlı olarak erken tanı konulduğunda çoğu başarıyla tedavi edilebilir. Anne ve bebek hayatını tehdit edebilen ciddi kanamalar olabilir.

Bulgu ve Belirtileri nelerdir ?
Karın ağrısı
Rahimde gerginlik
Hızlı-sürekli kontraksiyonlar
Vaginal kanama
* Üçüncü trimesterdeki herhangi bir kanamada acilen doktorunuza başvurmalısınız.

Plasental Ayrılmanın Önemi Nedir ?
Plasenta; bebeğinizin yaşam destek sisteminin bir parçasıdır. Bebeğinize oksijen ve besin maddelerinin transferini sağlar. Plasenta, doğumdan önce uterustan ayrılırsa bebeğe giden oksijen ve besin transferi de kesilir. Bebeğinizin hayatı tehlike altına girer. Erken tanı önemlidir.

Aynı şekilde anne hayatı da ciddi risk altında olabilir. Ayrılmanın derecesine göre anne de etkilenir. Plasenta ve uterus arasındaki kanama miktarı fazla olduğunda annede kan kaybı, kanama pıhtılaşma faktörleri tüketimi sonucu kanamaya eğilim artabilir.

Tedavi ;
Hafif, orta ve ağır olmak üzere üç tipi mevcuttur. Tedavi ayrılmanın derecesine bağlıdır.
Hafif dekolman ; yatak istirahati, kanamanın durması sonrasında doktorunuz belirtileri takip eder.
Orta dekolman ; yatak istirahati ve yakın takip bazı vakalarda kan transfüzyonu veya diğer acil tedaviler gerekli olabilir.
Ağır ciddi dekolman ; acil doğum ve kan transfüzyonu gereklidir.
Her üç tip plasental dekolmanda erken doğum ve düşük doğum ağırlığına yol açabilir. Ciddi dekolman görülen vakalarda % 15 fetal ölümle sonuçlanır.

Sebepleri Nelerdir ?
Yaş - 35 yaş üstü
Sigara
Hipertansiyon
Kokain kullanımı
Çoğul gebelikler
Daha önce geçirilmiş plasental dekolman varlığı

Ne Zaman Doktorunuzu Aramalısınız ?

Eğer üçüncü trimesterde kanamanız olursa acilen doktorunuza haber vermelisiniz. Sadece doktorunuz bu kanamanın doğru tanısını koyabilir. Plasental dekolmanın sonucu erken tanı ve zamanında müdahale ile iyileştirilebilir.

PLASENTA PREVİA

Plasentanın uterusun alt bölgesine yerleşmesi ve rahim ağzını parsiyel veya tam olarak örtmesi anlamına gelen önde gelmesidir. Doğum ağrıları ile serviks açıldığı zaman uterin duvardan ayrılmasına bağlı olarak kanama başlayabilir. Üçüncü trimester gebeliklerin yaklaşık 200'de 1'inde görülür.

Risk Faktörleri ;

1 çocuktan fazla çocuğu olanlar
1 sezaryen doğumu olanlar
Rahimle ilgili cerrahi girişim geçirenler
Çoğul gebelikler

Tipleri ;
Previa totalis : Servikal kanal tamamen örtülmüştür.
Previa parsiyalis : Servikal kanalın bir kısmı örtülmüştür.
Previa marjinalis : Servikal kanalın kenarına kadar plasenta uzanmaktadır.
Belirtileri ;

Değişik bulgu ve belirtileri olabilir. Ancak en sık belirti 3.trimesterde ağrısız vajinal kanamadır. Plasenta previa'yı düşündüren diğer bulgular;
Prematür-erken- kontraksiyonlar ( kasılmalar )
Bebeğin makat veya transvers pozisyonda olması
Uterusun gestasyonel yaşına göre daha büyük olması.

Tedavi
Tanısı konulduğunda annenin kesin yatak istirahati yapması ve sık kontrollere gelmesi söylenir.
Gebeliğin haftasına göre, bebeğin akciğer gelişimi için steroidler verilir.
Kanama kontrol altına alınmazsa gebeliğin haftasına bakılmaksızın acil sezaryen doğuma alınır.
Bazı marjinal previa'lar vajinal doğurtulabilir ancak total ve parsiyel previalar kesin sezaryen doğum gerektirir.

Öneriler
Cinsel ilişkiden kaçının
Seyahati kısıtlayın
Pelvik muayeneden kaçının
Sebepleri

Kesin sebebi bilinmemektedir. Bununla birlikte şu durumlarda risk artar ;
35 yaş üstü
4 gebelikten fazlası
Geçirilmiş uterin cerrahi

PLASENTA AKREATA
Normalde plasenta rahim duvarına yapışır. Ancak bu yapışma duvardan daha derinlere doğru olursa bu yapışma anomalileri meydana gelir. Bunlar plasenta akreata, inkreata ve perkreatadır. Plasental yapışmanın ciddiliği ve derinliğine göre sınıflandırılırlar. Yaklaşık 2500 gebelikte 1 görülürler.

Farkları Nelerdir ?
Plasenta Akreata ; Uterin duvara normalden daha fazla yapışır ancak kas tabakasına girmez. En sık görülen tiptir. Tüm vakaların yaklaşık % 75'inde bu tip bulunur.
Plasenta İnkreata ; Uterusun kas tabakasına doğru yayılmış plasentadır. %15 vakada görülür.
Plasenta Perkreata ; Tüm uterin tabakaları penetre eder, hatta mesane gibi diğer organlara da yayılabilir. Bu üç tip içinde en az görülen tiptir. (% 5)
Sebepleri ;

Spesifik sebebi bilinmemektedir. Fakat plasenta previa veya geçirilmiş sezaryen doğumlarla ilgisi olabilir. Plasenta previalı gebelerin %5-10'unda plasenta akreata mevcuttur. Plasenta akreata vakalarının %60'ından fazlası multipl sezaryen mevcuttur.

Bebeğe riskleri nelerdir ?
Erken doğum ve takibeden komplikasyonlar bebek için en önemli konulardır. Üçüncü trimester kanamaları plasenta akreata belirtisi olabilir ve bu durum sıklıkla erken doğumla sonuçlanır. Doktorunuz sizi muayene edip tanı koyduktan sonra ilaç tedavisi, yatak istirahati gibi önlemlerle gebeliği miada yaklaştırmaya çalışacaktır.

Anneye riski nelerdir ?
Plasenta genellikle uterin duvarından zorlukla ayrılır. Anne için en önemli konu plasentanın elle çıkarılması sonrası kanamalardır. Ciddi kanamalar hayati tehdit edebilir. Diğer konular; plasentanın çıkarılması sırasında uterus ve diğer organların (perkreata) yaralanmasıdır. En sık tedavi tedavi edici müdahale histerektomi yani rahimin alınmasıdır. Ancak uterusun ve doğurganlığın kaybedilmesi demektir.

Tedavi;
Plasenta akreatayı önlemek için yapılacak bir şey yoktur. Bir kere plasenta akreata tanısı konulunca tedavi için yapılabilecek çok az şey vardır. Doktorunuz sizi yakın takip eder ve planlı doğum yaptırabilir. Cerrahi ile plasentayla beraber uterusu da alabilir. Ancak başka çocuk istenmiyorsa bu konunun doktorunuzla konuşulması gerekir.

Ancak histerektomiden başka çare olmadığı zaman inisiatif doktorunuzdadır (Hayati tehlike olduğu zaman ).





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 20:42   #52
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 589
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 109
Standart Cevap: Gebelik Sorunlarının Tümü

HAMİLELİKTE KRAMPLAR


Hamilelikte kramplar hangi aylarda ortaya çıkmaya başlar?
Gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık periyodunda özellikle de 6-7. aylarda görülmeye başlar ve gebelikte sık görülen yakınmalardandır. Bir ya da birden fazla kas demetinde birden görülebilen; kısa, bazı durumlarda 10 dakikaya varan kasılmalara kramp ismi verilir. Kas kramplarında kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineral eksiklikleri önemli yer teşkil eder.

Kramplar daha çok hangi bölgelerde görülür?

En çok bacaklarda olmak üzere kalça, bel ve karın kaslarında da kramplar oluşabilir. Kas krampları; ani başlayan ve kişiye oldukça fazla acı veren kas kasılmalarıdır. Kramp giren uzuv oldukça gergin ve dokunmaya karşı bile aşırı duyarlı olur. Gebeler dışında yoğun egzersiz yapanlar, şeker hastaları, diyaliz tedavisi gören böbrek hastaları ve kalp damar hastalığı olanlar da sıklıkla kramplardan şikayetçidirler. Gebelerde kramplar genellikle dinlenme pozisyonunda özellikle de yatakta ortaya çıkarlar.

Bu dönemde krampların görülme nedenleri nelerdir?
Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebeğin hızlı gelişme göstermesiyle bacaklara binen yükün artması, büyüyen uterusun toplardamar sisteminde yarattığı bası ve buna bağlı gelişen dolaşım problemleri(varisler), eskiye oranla fizik aktivitenin azalması ve kas yorgunluğunun kolaylaşması sonucu oluşurlar. Ayrıca kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin kan düzeylerinin gebelikte kanın sulanmasına bağlı göreceli azalmaları ve beslenmede süt ve süt ürünlerinin yeterince tüketilmemesi dolayısıyla da kramplar oluşabilirler.

Krampları önlemenin ne gibi yolları vardır?

Kalsiyumdan zengin beslenme örneğin günde en az 2 bardak süt, bir kase yoğurt ve bol peynir yemek, egzersiz yapmak, masaj, bölgesel sıcak uygulamak ve istirahat etmek gibi önlemlerle krampların azalması hatta kaybolması mümkündür. Süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarda tüketilmesi kalsiyum eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan krampları azaltmasına rağmen dolaşım yetmezliğine bağlı görülen krampları etkilemez. Bunların tedavisinde çok fazla ayakta durmamak, mümkün olan her zaman bacakları uzatarak dinlenmek fayda sağlar. Varislerin çok belirginleştiği, krampların yukarıdaki önlemlerle geçmediği hallerde hekim tavsiyesi ile varis çorapları kullanılabilir. Benzer mekanizma ile dolaşımın bozulması sonucu bacaklarda şişlikler olabilir. Yüzde ve ellerde görülen şişlikler gebelikte tansiyon yükselmesi yani preeklampsinin belirtisi olabileceğinden böyle bir durumun varlığında mutlaka hekim kontrolü gerekir.
Krampların egzersiz veya masajlarla azalmaması durumunda doktorunuzun önerisiyle kullanacağınız kalsiyum ve magnezyum içeren ilaçlar yardımcı olabilir.

KRAMPLARDA NELER YAPILABİLİR?

Kas krampı geçiren birine yapılabilecek en iyi yardım, öncelikle yardım eden kişinin sakin olmasıdır. Gerilen kasları nedeniyle dokunmaya karşı bile aşırı duyarlı olan hastaya nazik ve sabırlı davranmak, hastanın yapacağınız yardıma sabır göstermesinde önemlidir. Hastaya yardımcı olabileceğinizi söyleyin ve rahatlamasına yardımcı olun.

Hastayı düz bir zemine yatırın. Bir elinizle kramp girmiş ayağı diğer elinizle hastanın baldırını sıkıca kavrayın. Kramp giren ayağı yavaşça eski haline getirmeye çalışırken (yukarı doğru kaldırırken ) baldırına da hafifçe baskı uygulayın. Bu sayede bacak ile ayak arasında 90 derecelik bir açı oluşturmuş olacaksınız. Bir süre bu pozisyonda durduktan sonra hastanın ayağını ileri ve geriye yavaşça hareket ettirerek krampın azalmasına yardımcı olun.

Eğer sizin bacağınıza kramp girdi ise ve size yardım edecek biri yoksa, ayağa kalkıp, ellerinizi sert bir yere dayayın. Kramp giren bacağınızı bükmeden yerde kaydırabildiğiniz kadar geriye doğru kaydırın. Bu esnada diğer bacağınızı dizden bükebilirsiniz. Bir süre bacağınızı bu şekilde hareket ettirin. Son aşamaya geldiğinizde yani zorlandığınızda bacağınızı bu pozisyonda tutabildiğiniz kadar tutun. Diğer bacağınız ile de yaylanma hareketi yaparak kramp girmiş bacağınıza yardımcı olabilirsiniz.

Eğer deniz yada havuzda kramp girmiş ise yapabileceğiniz tek şey sakin olup, karaya doğru sırtüstü, kendinizi yormadan yüzmektir. Panik yapmanız en çok kendinize zarar verir. Eğer suyun içinde yanınızdaki arkadaşınıza kramp girdi ise siz suyun içinde arkadaşınızın bacağını ovalayarak ya da hafif vuruşlar yaparak rahatlatmaya çalışın. Krampların, kişiyi normalden daha fazla yorgun düşüreceği unutulmamalıdır. Bu nedenle krampta azalma olmuyorsa vakit kaybetmeden sırt üstü yüzerek karaya ulaşmaya çalışmak, yapılacak en doğru hareket olacaktır. Kramplardan uzak durmak için aşırı sıcak günlerde sıvı tüketimimize önem vermeliyiz. Yaz günlerinde normalden daha hızlı sıvı kaybedeceğinizden, bu dönemlerde daha fazla su, ayran ve meyve suyu tüketmelisiniz. Gebelik döneminde tüketilen su ve süt miktarına özen gösteriniz.


Hamilelikte krampların bebek ve anne açısından olumsuz yanları var mıdır?
Direk olarak kramp oluşumunun bebeğe zararlı bir etkisi yoktur ancak özellikle beslenmede kalsiyum ve magnezyum eksikliğine bağlı oluşan kramplar dolaylı olarak bebeği etkileyebilir. Dengesiz beslenme erken doğum ve gelişme geriliğine neden olabilir. Kramp esnasında annenin yaşadığı gerginlik ve stres de bebeğe yansıyabilir.

Hamilelikte kramplar hakkında başka eklemek istediğiniz bilgiler var mı?
Kramplar gebelikte sık görülen yakınmalardan biridir. Kalsiyum ve magnezyum içeren gıdalardan bolca tüketmek veya gerekirse ilaç desteği almak, dengeli beslenmek, düzenli egzersiz veya yürüyüş yapmak, basıya bağlı varis oluşumunu azaltmak için uzun süre ayakta kalmamak veya dinlenirken ayakları yüksekte tutmak, gerekirse varis çorabı giymek gibi önlemlere dikkat edilmelidir. Hamile eğitimi ve egzersizlerinin hatta yoganın da gebelikteki krampları önlemede olumlu katkıları büyüktür





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 20:42   #53
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 589
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 109
Standart Cevap: Gebelik Sorunlarının Tümü

HAMİLELİKTE RİSK FAKTÖRLERİ

Bugün elde bulunan modern teşhis yöntemleriyle gebelikte eskiden bilinmeyen pek çok rahatsızlık saptanabilmekte ve önlemler alınarak sağlıklı bebekler doğurtulabilmektedir. Aileler gebelikte görülen sorunlar hakkında bilinçli olurlarsa anne sağlığı daha iyi düzeylere ulaşabilmektedir. Adet gecikmesi olup, kanda yapılan hamilelik testi ( bHCG ölçümü ) ile hamileliği kesinleşen hastada ilk muayene 1.ay sonunda yapılmalıdır. Bu muayeneler düzenli olarak 8 ay boyunca yapılmalı, 9.ayda 15 günde bir, son ayda ise haftada bire dönüştürülmelidir. Aylık muayeneler ultrason, kan ve idrar testleri ile tamamlanmalıdır. Yine erken hamilelikte ( ilk 3 ay ) hepatit göstergeleri, açlık kan şekeri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, kan grubu belirlenmesi ve TORCH denen erken hamilelik enfeksiyonları araştırılmalıdır.

Aşağıdaki durumlarda hamilelikte riskten söz edilebilir:
*16 yaşından önce ve 35 yaşından sonraki hamilelikler,
*Daha önce rahim ameliyatı geçiren hamileler,
*Daha önceki gebeliklerde erken doğum veya düşük hikayesi,
*Daha önceki gebeliklerde ölü ya da sakat doğum hikayesi,
*Kan grubu uyuşmazlıkları,
*Çoğul hamilelikler,
*Hipertansiyonu olan hamileler,
*Bacaklarda ödem, kilo fazlalığı olanlar,
*Şeker hastalığı olanlar,
*İri bebek,
*Anne rahminde, fetal gelişme geriliğin,
*Bebeklere ait duruş ve geliş pozisyonu anomalileri ( Örn:makat veya transvers, yani yan duruş )
*Hamilelik ve anemi (kansızlık durumu),
*Hamilelikte enfeksiyonlar,
*Hamilelik sırasında görülen kanamalar,
*Suların erken gelmesi,
*Erken doğum tehditi,
*Kalıtsal faktörler,
*Hamilelik ve çeşitli sistemlere ait hastalıklar.

Bunlar Nasıl Risk Oluşturur ?

35 yaşından sonra ilk defa hamile kalan annelerde bebekte doğumsal anomali olasılığı artar. Bu ilk ve 2. dönem tarama testleri incelemeleri ile saptanabilir. Daha önce rahim ameliyatı geçiren annelerde ( myom, sezeryan gibi ) rahimde eski kesi yeri, hamileliğin büyüme ve kasılmaları ile yırtılma tehdidine açıktır. Çoğul hamileliklerde düşük veya erken doğum, bebekte ise büyüme ve gelişme geriliği olabilir. Hamilelikte gelişen ya da daha önceden var olan hipertansiyon ise, hem bebeğin büyümesini, gelişmesini engeller hem de anne karnında ölümüne yol açabilir. Ayrıca hipertansiyona bağlı komplikasyonlar anne yaşamını tehdit eder.

Hamilelikte diyabet ( şeker ) veya diabetli ananenin hamileliklerinde; iri bebek ya da tam tersi büyüme geriliği olan bebek riski söz konusudur. Bu hastalık anne karnında veya doğumda ölüm riski yüksek bebek doğurma olasılığına da yol açabilir. Ayrıca diabetlerin tüm sorun ve komplikasyonlarını anne yaşayabilir. Normalden iri ( 4000 gr üstü ) bebeğe sahip annelerin hamilelikleri de risk altındadır. Transvers ( enleme ) ya da makat pozisyonunda gelen hamileliklerde, erken rahim kasılmalarıyla bebeğin oksijensiz kalması, su kesesinin açılmasıyla kordon veya uzuvların sarkması söz konusu olduğundan risk oluşturabilir. Hamileliklerin nerdeyse % 60'ında çeşitli düzeylerde kansızlık görülebilir. Fe, B12 ve folik asit desteği tüm hamilelik boyunca verilir. Kalıtsal hastalık taşıyıcısı anne ve bebek söz konusuysa, ailenin daha önce kalıtsal hastalık veya özürlü bebek öyküsü varsa, bu durumda anne adayının hamileliği, 16.-18. haftaya kadar biokimyasal , görüntüleme ve genetik testlerle incelenmelidir.

Riskli Hamilelikler Nasıl Belirleniyor ve Tedavi Sürecinde Neler Gerçekleşiyor?
Hamileliğin 18-22 haftası arasında ayrıntılı hamilelik USG ve Doppler taraması (yapısal anomaliler ve gelişme geriliği saptanması için) ayrıca 11-14. hafta da ikili tarama veya 16-18. hafta da üçlü tarama testleri yapılmalıdır. Antenatal (doğum öncesi) bakım, normal hamilelikleri hedefler ve risk etkenlerini belirlemeyi amaçlar.

Anne yada bebeği ilgilendiren risk etkenleri belirlendiği zaman tedavi hizmetleri kapsamındaki " Maternal-Fetal ( anne-bebek ) Tıp" boyutuna geçiş söz konusu olabilir. "Maternal-Fetal Tıp" boyutunda erken ve geç hamilelik dönemleri gündeme gelir. Bu kez mücadele alanı hamilelik değil , anne ve bebeğin sağlık problemleridir. Erken hamilelik dönemi, embriyo oluşumundan hamileliğin 24. haftasına kadar devam eder. Bu dönem tıpta "perinatal tanı" ( anne karnında), "fetal tedavi" ve "teratoloji" ( hamileliğe zararı olabilecek dış etkenler,örneğin; alkol,ilaçlar,ışınlar ) çalışmaları ile aşılmaya çalışılır.

Bu programların amacı fetal ( bebek ) sağlık problemlerini olabildiğince erken saptamaktır. Gerekli ve uygun durumlarda ise fetal tedavisi ve rahim içi girişimler söz konusu olabilir. Demir ve multivitaminler ile gerektiğinde kortizon, düşük doz aspirin ve heparin de hamilelik sürecinde tedaviye eklenebilir. Enfeksiyonla mücadelede ise bebeğe zarar vermeyecek antibiotikler kullanılabilir.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 20:42   #54
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 589
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 109
Standart Cevap: Gebelik Sorunlarının Tümü

Doğumun Yaklaştığını Haber Veren Belirtiler


Gebeliğin son aylarında rahim göğüs kafesine kadar yükselir, yaptığı basınç nedeniyle nefes almak zorlaşır, mide ve bağırsak şikâyetleri olur.

İlk gebeliklerde doğumdan bir-iki hafta önce, sonraki gebeliklerde doğumdan yaklaşık birkaç gün önce bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesi üzerine rahmin yüksekliği 2-3 cm azalır. Bu durum gebe kadında rahatlama yaratır. Daha rahat nefes alıp verir. Mide ve bağırsak şikayetleri azalır. Bunun yanı sıra idrar torbasına basınç arttığı için sık idrara çıkılır. Gebeliğin 28. haftasından itibaren rahimde zaman zaman kasılmalar, sertleşmeler meydana gelir. Bunlar normaldir ve genelde ağrısızdır. Bazen ağrılı olduğunda bunlara yalancı doğum ağrısı denir. Rahmin doğuma hazırlık yaptığı bu kasılma egzersizleri son haftalarda oldukça sıklaşır.

Doğumdan bir-iki gün önce hormon düzeyindeki değişiklik nedeniyle vücuttan su atılması ve iştah azalması meydana gelir. Bu nedenle 1-2 kg. kilo kaybı görülebilir. Doğumun gerçekleşeceği gün vücutta doğumda kullanılmak üzere kullanılan enerjinin bir kısmı açığa çıkarılır. Birçok gebe kadın bu enerjiyi doğumda kullanmak yerine kendilerini zinde ve dinamik hissettikleri için temizlik, alışveriş, gezme gibi işlerde kullanır. Bu enerjinin amacı dışında kullanılması, gebe kadının doğumda kolay yorulmasına, doğumun zor ve uzun olmasına neden olabilir. Onun için gebelerin 38. haftadan itibaren kendilerini her zamankinden daha iyi ve zinde hissettiklerinde, bunun doğumun yaklaştığını belirten bir belirti olduğunu düşünüp, enerjiyi başka amaçla kullanmaları, aksine istirahat etmeleri ya da hafif işlerle oyalanmaları gerekir. Bazı gebelerde doğumdan bir-iki gün önce vücudun bağırsakları temizleme işleminden dolayı ishal meydana gelebilir.

Doğumun yaklaştığını gösteren bu belirtiler her gebe kadınca yaşanmayabilir ya da fark edilmeyebilir. Bu da normaldir.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı

Yeni Konu   Cevap Yaz

Etiketler
gebelik, sorunlarının, tümü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Chat - Sohbet